۞ وَسَارِعُوا إِلَىٰ مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ (133) الَّذِينَ يُنفِقُونَ فِي السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ ۗ وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ (134) وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللَّهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا اللَّهُ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلَىٰ مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ (135) أُولَٰئِكَ جَزَاؤُهُم مَّغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا ۚ وَنِعْمَ أَجْرُ الْعَامِلِينَ (136) قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ (137) هَٰذَا بَيَانٌ لِّلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ (138) وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَنتُمُ الْأَعْلَوْنَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ (139) إِن يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِّثْلُهُ ۚ وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنكُمْ شُهَدَاءَ ۗ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمِينَ (140)صدق الله العظيم

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ، وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz okuduğum âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Rabbinizin mağfiretine, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve takva sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete koşun.”
Peygamberimiz (s.a.s) de “Cennete girmeye vesile olacak en önemli husus nedir?” diye soran bir sahâbiye, “Takva, yani Allah’a karşı sorumluluk bilinci ve güzel ahlaktır.” buyurmuştur.
Kıymetli Kardeşlerim!
Rabbimiz, cennetine götürecek, cehennemden kurtaracak yolu bizlere hayat rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim’de öğretmiştir. Peygamberimiz (s.a.s) de bu yolu bizzat yaşayarak göstermiştir. Söz konusu bu yolun sonu ebedi kurtuluştur. Bu yolun sonu bitmeyecek olan bir huzurdur. Geliniz bugünkü hutbemizde cennet yolcusunun özelliklerine hep birlikte bakalım.
Aziz Müminler!
Cennete giden yola imanla girilir. Zira ebedi kurtuluş, imandan geçer. Allah’ın varlığına ve birliğine, O’nun peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, kaza ve kaderin Allah’tan olduğuna gönülden inanmak mümin olabilmenin ilk şartıdır. Mümin, Allah’a gönülden teslim olmuş kişidir. Mümin, son nefesine kadar imanına sadık kalan kimsedir. O, bu uğurda türlü musibetlere maruz kalsa da sadakat ve teslimiyetini yitirmez.

Friday Prayer - Jumuah Khutba 「Being A Paradise Wayfarer」
Friday Prayer – Jumuah Khutba 「Being A Paradise Wayfarer」

Kardeşlerim!
Cennete giden yolda ilerleyebilmenin şartı ibadettir, salih ameldir. İhlasla kılınan namaz, samimiyetle tutulan oruç, hac, zekât, kurban nasıl birer ibadetse, sırf Allah rızası gözetilerek yapılan her güzel iş de bir ibadettir. Anne-babamıza, eşimize-evladımıza, komşu ve akrabamıza, can taşıyan her bir varlığa iyilikte bulunmak ibadettir. Hayatı birbirimize kolay kılmak, sahip olduğumuz nimet ve imkânları kardeşimizle paylaşmak, yardımlaşmak bir ibadettir. Tutamayanın eli, göremeyenin gözü, yürüyemeyenin ayağı, konuşamayanın dili olmak bir ibadettir. Hâsılı kötülükten uzak durma ve iyilik yolunda olma gayreti bir ibadettir.
Aziz Müminler!
Cennete giden yolda yücelebilmenin şartı güzel ahlaktır. Rabbimize, kendimize, çevremize karşı samimiyeti kuşanmaktır. Doğruluk ve istikametten asla ayrılmamaktır. Ahde vefayı elden bırakmamaktır. Emanete ihanet etmemektir. Zira Rahmet Elçisi (s.a.s) tarafından “elinden ve dilinden emin olunan kişi” diye tarif edilen mümin, hiçbir kimseye zarar veremez. Yüce Allah’ın saygın bir varlık olarak yarattığı insanın onur ve haysiyetini zedeleyecek söz, tutum ve davranışlarla kısacık ömrünü israf ve heba edemez. Mümin, “Utanmazsan dilediğini yap.” hadisi doğrultusunda güzel ahlakı kendisine şiar edinir.
Kardeşlerim!
Hutbemizi şu duayla bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Senden cenneti ve bizi cennete yaklaştıran söz ve amelleri isteriz. Cehennem ateşinden ve bizi ona yaklaştıran söz ve davranışlardan sana sığınırız.”

i. Âl-i İmrân 3/133.
ii. İbn Mâce, Zühd, 29.
iii. Buhâri, Ehadisü’l- Enbiya, 54.
iv. İbn Mâce, Dua, 4.