Cumanız mübarek olsun aziz kardeşlerim.

Bugünkü hutbemde Rabbimizin, Hucurât Suresinde[i] bizlere öğrettiği ahlâki ilkelerden bahsetmek istiyorum. Geliniz, her biri altın değerindeki bu ilkelere hep birlikte kulak verelim:

Bu ilkelerden birincisi, فَتَبَيَّنُٓوا yani “araştırınız” emridir. Rabbimiz, “Ey iman edenler! Güvenilir olmayan biri size haber getirdiğinde o haberin doğruluğunu iyice araştırın.” buyurmaktadır. Bizlere gelen bir haberi araştırıp soruşturmadan, gerçekliğini tespit etmeden onu doğru kabul etmek bizleri yanlış sonuçlara götürebilir. Böyle bir tutum, istenmeyen durumlara, fitne ve fesada sebebiyet verebilir. Neticede yaptığımıza pişman oluruz.

Kardeşlerim!

İkinci ahlâkî ilke فَاَصْلِحُوا emriyle ıslah edici olmaktır. İnsanlar arasında yaşanan sorunları çözüme kavuşturmaktır. İfsat edici ve yıkıcı değil, yapıcı ve onarıcı; ayrıştırıcı ve bölücü değil, birleştirici ve bütünleştirici olmaktır. Kin, nefret ve şiddetin karanlıklarına karşı sevgi, muhabbet ve kardeşliğin gücünü el birliğiyle hâkim kılmaktır. Tefrika ve çatışmanın bataklığını hep birlikte kurutmaktır.

Üçüncü ahlaki ilke وَاَقْسِطُوا yani “adil olunuz” emriyle adaleti yüceltmektir. Hiçbir koşulda hak ve hukuktan, sadakat ve doğruluktan asla ayrılmamaktır.

Kıymetli Kardeşlerim!

Hucurât Suresi’nin bize öğrettiği dördüncü ahlâkî ilke ise لَا يَسْخَرْ yani “alay etmeyiniz” emridir. Hiç kimseyi hor ve hakir görmemektir. Âdem ve Havva’nın çocukları olarak aynı özden yaratıldığımızı hiçbir zaman unutmamaktır.

Beşinci ahlaki ilke, وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ emriyle birbirimizi karalamaktan kaçınmaktır. Küçük bir işaretle veya ima ile de olsa karşımızdakini rencide etmekten sakınmaktır. İnsan onur ve haysiyetini zedeleyecek her türlü söz, tutum ve davranıştan uzak durmaktır.

Friday Prayer - Jumuah Khutba 「Those Who Forgot Allah Will Be Forgotten」
Friday Prayer – Jumuah Khutba 「THE MORAL PRİNCİPLES FROM SURAT AL-HUCURAT 」

Altıncı ahlaki ilke, بِالْاَلْقَابِۜ وَلَا تَنَابَزُوا yani “Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayınız. Birbirinize lakap takmayınız” emridir. Zira tıpkı insanın kendisi gibi ismi, şerefi ve itibarı da saygıya layıktır, mükerremdir.

Aziz Kardeşlerim!

Hucurât Suresinin bize öğrettiği yedinci ahlaki ilke, اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ yani birbirimiz hakkında yerli yersiz zanda bulunmaktan kaçınmaktır. Çünkü insanlar hakkındaki zan, çoğu kez kişiyi yanıltır, günaha sevk eder. Yanlış anlaşılmalara, huzursuzluklara sebebiyet verir.

Sekizinci ahlaki ilke, وَلَا تَجَسَّسُوا emridir. Yani başkalarının kusurlarını, eksiklerini araştırmaktan sakınmaktır. Başkalarının mahrem hallerini ifşa etmeye kalkışmamaktır. Bize düşen asıl görevin kendi hata ve kusurlarımızı gidermek olduğunu unutmamaktır.

Dokuzuncu ahlaki ilke ise, بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ وَلَا يَغْتَبْ yani “Birbirinizin gıybetini yapmayınız. Birbirinizi arkadan çekiştirmeyiniz.” emridir. Zira bize düşen, yokluğunda dahi kardeşimizin hak ve hukukunu gözetmektir. Onun varlığını kendi varlığımız gibi görmektir. Haysiyetini kendi haysiyetimiz bilmektir.

Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, bizleri bu ilkelere riayet edenlerden eylesin. Bizleri Kur’an’ın ve Peygamberimizin ahlakı ile ahlaklananlardan eylesin.

[1] Hucurât, 49/1-18.